Bir Asır Gecikmiş Ağıt… İslâm’ın Son Kalesi | Huzeyfe el-Arcî
1988 yılında Suriye’nin Humus kentinde doğdu. Arap Edebiyatı alanında eğitim aldı. 2014, 2016 ve 2017 yıllarında üç ayrı şiir kitabı yayımladı. 2018 yılında “Tutuştuğumuzda yağmur yağdı” adlı romanı yayımlanmıştır.
“Bir aydan uzun bir süredir içimde merhum Sultan İkinci Abdülhamid için bir şiir yazma arzusu vardı. Ne zaman şiiri yazıya dökme girişiminde bulunsam sözcükler benden uzaklaşıyordu. Nihayet 10 Şubat 2018’de şiiri tamamladım ve yayımladım. Adını “Tam Bir Asır Gecikmiş Ağıt” olarak belirlemiştim. Hayretler içerisinde öğrendim ki Sultan Abdülhamid 10 Şubat 1918’de ölmüş ve gerçekten de öleli tam bir asır olmuştu. Nasıl bir tesadüftür bu?” [Huzeyfe el-Arcî]
Bir Asır Gecikmiş Ağıt… İslâm’ın Son Kalesi
Himayendeki topraklarımız gasp edildi,
Kalk yeniden! Geri al talan ettikleri her şeyi!
Efendimiz! Batı, bölüştü pastamızı,
Dilim dilim ettiler dinimizi, tarihimizi, edebiyatımızı…
Bize küçük devletler bıraktılar, konserve gibi kapalı.
Üstüne üstlük; el koydular petrolümüze, servetimize.
Efendimiz! Ey Müminlerin Emiri! Evet,
Bu ülkeler bizim, ancak öz yurdumuzda garibiz!
Kalk yeniden! Bu devirde adam yok;
Müslümanlara reva görülenlere öfkelenecek.
Senden sonra, korkudan dolayı minberler çorak,
Ey hilafetin oğlu! Kalk, geri getir hutbeleri.
Önce Filistin satıldı; “Geri alacağız” dedik.
Sonra Irak… “O karışıktı.” dedik.
Derken Şam, ardından Aden satıldı,
At ölmüş… Biz hâlâ “Tökezledi” diyoruz!
Abdülhamid… Benzeri olmayan; asil adam,
Demir kılıcı deneyen, ahşaba razı olur mu hiç?
Onlara boyun eğmediğin için senden kurtuldular
Ne sattın; ne ihanet ettin ne de kaçacağını ilan ettin…
Onlar dağlardı, sen tek başına onlara tırmanan;
“Düşecek” dediler, sen ise ölene kadar dik durdun.
Ey Batı’nın boğazlarına duran diken!
Onlar su içtikçe, daha derine batan diken!
Batı’nın oyunları… Senden başka kim bozar onları?
Din yarası da kötüleşip iltihaplanmışken…
Senden sonra gelenler zafer kazandılar;
Halklarına karşı… Allah’a ve kitaplara ihanet ettiler.
Burada başkan, şurada şeyh, orada kral;
Yıllardır zulümlerinde inleyen halklar var.
Bize sırt çevirdiler, rızkımızla oynadılar.
Sahiplerinin ellerinde birer kukla oldular.
Güzel günlerden sonra acılar gördük.
Biz yorulmadık; ama sabrımız tükendi.
Ey kalbimizde yaşayan, ne kaybedersin?
Aramıza dönsen, yitirdiklerimizi geri getirsen…
Ey Müminlerin Mmiri! Bir asır beyhude geçti,
Siyasiler orada hep kubbeleri suçladılar.
Zaman bizi geri götürse, yemin edebilirim;
Seninle kuraklığı, yağmur yüklü bulutlara yeğlemeyeceğimize.
Şöyleydik, böyleydik… Geçmiş bizi kurtarmayacak ki!
Batı gururlanır oldu, kuyruk olmamıza dahi tahammülü yok.
Refahta da zorlukta da aramızda ol!
Bizler yetimiz, senden başkasına baba demeyiz.
Yemin billah, zafer gülümseyerek gelecek!
Allah bizi zilletten ve sıkıntıdan kurtaracak!
Kalk yeniden! Hazreti Peygamber bize;
“Yardım edileceksiniz.” demişti.
Görünen o ki vakti yakındır…
Türkçesi: Mustafa İsmail DÖNMEZ
Hece sayı 255
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.